GAZİANTEP

GAZİANTEP

Yazıyı Paylaş :

Gaziantep’in adıyla ilgili anlatılanlar en az tarihi kadar zengin. Bilinen ilk ismi “Torosların karşısındaki Antakya” yani “Antiochia ad Taurum.” Daha sonraları kayıtlara geçen “Ayıntap” için de farklı anlamlar ifade ediliyor. Ayıntap’ın Farsça “Pınarı bol” anlamına geldiğini söyleyen de var, Hititçede “Han toprağı” demek olan “Hantap”tan türediğini dile getiren de. Antep adının kaynağı kesin olarak bilinmese de “Gazi” unvanı 1920’den sonra Kurtuluş Savaşı’ndaki on aylık kuşatma esnasında Fransızlara karşı gösterdikleri direnişten dolayı verilmiş.

Gaziantep, Hititlerden Perslere, Romalılardan Araplara kadar çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yaptığından, mimari ve tarihi eserler açısından çok zengin bir yerleşim. Şehre vardığınızda Selçuklu ve Osmanlı imparatorluklarının da imzalarını görüyorsunuz. Önerim Gaziantep’i keşfetmeye kaleden başlayıp şehrin tarihi merkezi olan Kültür Yolu’nu adımlamanız.

Kale

Kimlerin ne zaman yaptığı bilinmiyor. Vakur duruşunun biraz da bu gizemden kaynaklandığını düşünüyor insan. Binlerce yıllık kalıntıların üzerine inşa edilmiş. Romalılar kendi halinde bir gözetleme kulesi olarak yapmışlar. Bugünkü görkemine M.S. 6. yüzyılda ulaşmış. Orijinal halindeki 36 kulesinden sadece 12’si günümüze ulaşabilmiş. Defalarca geçirdiği restorasyonlardan biri Kanuni döneminde yapılmış. Rivayet o ki bir zamanlar kalenin inşaatı devam edebilsin diye dönemin beyinin kızı yüzüğünü satmış. Kale bu yüzden geçmişte “Kala-i Füsus” (Yüzük Kalesi) olarak da adlandırılmış.

Şirvani Camii 

Hz. Muhammed’in soyundan geldiği söylenen Şirvani Mehmed Efendi’nin caminin banisi mi olduğu yoksa onarımını mı yaptırdığı konusu tartışmalı. Bir zamanlar şehirde minaresinde iki şerefe olan tek camiymiş. Halk o yüzden hala “İki Şerefeli Cami” adını kullanabiliyor. İlk yapıldığında şemsiye şeklinde olan minare külahı bugün sivri. Yapım tarihi bilinmemekle birlikte Osmanlı öncesi döneme tarihleniyor. Ahşap işçiliği mükemmel. Hareketli minber sizi şaşırtmasın. Bu şehre ait bir özellik.

Tahtani Camii

Bir adı da Tahtalı Camii olan yapının banisi ve yapım yılı bilinmiyor. Adını ilk yapıldığında ahşap malzeme kullanıldığı söylentisine borçlu. Kitabesinde geçen 16. yüzyıl tarihi onarımına ait. Geçirdiği bir çok onarım sonrası orijinal görüntüsünden uzaklaşmış, ancak taş işçiliğindeki ustalık hala göz dolduruyor.

Mevlevihane (Tekke Camii) 

Semahane, cami, derviş odaları, şeyh evi ve çeşmeden oluşan külliye 1638 yılında yaptırılmış. Son derece sade bir yapı. Giriş kapısında kullanılan motifleri şehirde başka yerde görme imkanınız yok. Camiye tıknaz, yuvarlak ve şemsiye başlıklı bir minarenin altından geçerek giriyorsunuz.

Alaüddevle Camii

Banisi Dulkadiroğulları’nın son beyi Alaüddevle. Halk “Ali Dola” da diyor. Sadece minaresi orijinal. Harap haldeki cami 19. yüzyılın son senelerinde yeniden inşa edilmiş.

Handaniye Camii

Handan Ağa tarafından yaptırılan cami 16. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Antep’in savunması sırasında viraneye döndüğünü kitabesinden öğreniyoruz. Başarılı bir restorasyonla hayata döndürülen caminin muhteşem bir kündekari taç kapısı var.

Karagöz Camii

İnşaatı 1756-1758 yılları arasında tamamlanan caminin banisi Battal Ağa. Cami adını bir Türkmen boyundan alıyor. Gaziantep camilerinde görülen renkli taş süslemelere bu küçük camide de rastlıyoruz. Alçakgönüllü bir sadeliğin hakim olduğu caminin minberi ahşaptan.

 

 

DİP NOT

“Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin. Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!”
  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

TAHMİS KAHVESİ

Almacı Pazarı ve Buğday Pazarı’nın biraz ilerisinde, Mevlevihane’nin (Tekke Camii) yanında yer alıyor. 1640 yılında inşa edilen iki katlı yapı şehrin en ilginç mekanlarından biri. Tahmis “kahve dövülen yer” demekmiş. Menengiç kahvesini deneyin.

BAKIRCILAR ÇARŞISI VE BUĞDAY ÇARŞISI

16. yüzyıldan itibaren şehrin en önemli zanaat dallarından biriymiş bakırcılık. 20. yüzyılla beraber eski önemini yitirmeye başlamış. Tek katlı dükkanlar 19. yüzyıldan kalma. Zaman içinde yıpranmış, bakımsız bir görüntü sarmış çarşıyı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tarihine sahip çıkmak için başlattığı projelere Bakırcılar Çarşısı’nı da dahil edince çarşı eski güzel günlerine geri dönmüş. Tüm ahşap doğramalar ve camekanları aslına uygun olarak yenilenen çarşı tekrar hareketlenmiş. Çarşıyı gezerken babadan oğula aktarılan geleneksel bakır işleme yöntemlerini de görme olanağınız var. Bakırcılar Çarşısı, Sokak Sağlıklaştırma Projesi “Tarihi Kentler Birliği Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamaları Özendirme Yarışması”nda Başarı Ödülü almış.

Buğday Arastası da eskiden buğday ticaretinin merkeziymiş. Bir ana avlu ve onun etrafını saran dükkanlardan oluşuyor. 19. yüzyılda inşa edilen yapı Osmanlı han mimarisinin tipik örneklerinden. Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi canlandırma projesi kapsamında hayata döndürülmüş.


Yazıyı Paylaş :