HARBİYE VE ASKERİ MÜZE

HARBİYE VE ASKERİ MÜZE

Yazıyı paylaş :

Askeri Müzik Ve Muhteşem Otağlar
Turistlerin klasik rotalarından biraz uzak olduğu için kolaylıkla gözardı edilebilen Harbiye Askeri Müzesi, sahip olduğu koleksiyonun zenginliği ile dünyanın sayılı askeri müzeleri arasında yer alıyor. Sadece sergilenen eserlerin çeşitliliği değil insanları buraya çeken, Osmanlı Mehter Takımı’nın etkileyici müziği de tarih içinde kısa bir yolculuğa davetiye çıkarıyor. Günümüzdeki Harbiye, sanatseverlerin rağbet ettiği klasik ve pop müzik konserleri verilen pek çok yeri de barındırıyor.

İlk baktığınızda ortasından geçen yoğun trafikli caddesi ile mimari açıdan sıradanmış gibi görünen Harbiye, adını 1841 yılında inşaa edilen ve 1853’deki yangından sonra yeniden yapılan askeri okuldan, Mekteb-i Harbiye’den alır. Harbiye’de yerleşim ise 1870 Beyoğlu yangınından sonra gayri müslimlerin buraya taşınmasıyla başlamış. O dönemde yapılan zarif konaklar ve ahşap köşklerin yerini bugün ne yazık ki hantal beton yığınları almış. Güneyine doğru, oldukça büyük bir alanda Ermeni mezarlığı varmış 1930’lara kadar; arazinin kamulaştırılması ile 1945 senesinde burada Türk Radyo Televizyon (TRT) binası yapılmış. Tüm görsel bozulmaya ve gürültü kirliliğine karşın, Harbiye ’nin kalbi hala sanat için atar; tiyatro binaları, konser ve sergi salonları İstanbul’un asla vazgeçmeyen sanatseverleri tarafından yaşatılmaya çalışılıyor.

Askeri Müze
1936 yılında askeri akademi Ankara’ya taşınınca, bina, 1. Ordu, 3. Kolordu, Merkez Komutanlığı Karargahı gibi birçok askeri birime ev sahipliği yapmış. 1966 yılında tarihi ve mimari özellikleri korunarak bir askeri müzeye dönüştürülmesine karar verilmiş ve sonunda 1993 yılında Askeri Müze, bugünkü haliyle kapılarını ziyaretçilerine açmış (Pazartesi ve salı günleri kapalı). Günümüzdeki anlamıyla olmamakla birlikte faaliyetlerine 15. yüzyılda başlayan askeri müze, Harbiye’deki müzenin açılmasıyla o güne kadar Aya İrini ve Topkapı Sarayı Çinili Köşkte sergilediği objelerini de buraya taşımış.

Yıllar içinde savaşların nasıl yapıldığını merak edenleri oldukça memnun edecek zengin bir silah ve zırh koleksiyonu var müzede; Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim’in kullandığı kılıçlar, 1526 Mohaç Savaşı’nda yeniçerilerin çaldığı davullar (timbal), Fatih Sultan Mehmed’in 1473’de yendiği Uzun Hasan’ın giydiği ceket koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında. Burada ayrıca JönTürklerden Talat Paşa’nın 1921’de Berlin’de öldürüldüğünde üzerinde olan kanlı gömleği ve Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın 1913’de öldürüldüğü araba da görülebilir. Koleksiyonların, dönemlere ve konulara göre tasnif edilerek sergilendiği müzede, Fatih’in İstanbul’u fethi sırasında gemilerin Haliç’e indirilmesini gösteren maket örneği, birçok canlandırma sahneler ve modeller özellikle çocukların ilgisini çekiyor ve çocuklara tarih bilincinin aşılanmasında ebeveynlere yardımcı oluyor.

Askeri malzemelerle çok fazla ilgilenmeseniz bile, Haliç’e gemilerin girmesini engellemek için Sarayburnu – Karaköy arasına gerilen zincirin bir parçasını ya da Osmanlı padişahlarının savaştayken kullandığı muhteşem işlemeli otağları görmek için dahi gelmeye değer.

Askeri akademinin en ünlü öğrencisi, 1899’dan 1905’e kadar burada okuyan Atatürk’tür. Sınıfı orijinal haliyle, el eğmemiş olarak korunuyor ancak ne yazık ki Mustafa Kemal’in okul fotoğrafları ve belgelerin sergilendiği “Atatürk Dershanesi” şu an kapalı.

Burası özellikle çocukları getirmek için harika bir yer, çünkü her gün öğleden sonra saat 3’de Osmanlı Mehter Takımı (detaylar aşağıdadır) yerini alır ve 500 kişilik Atatürk Salonunda Mehter’i ve tarihçesini anlatan multivizyon gösterisinin ardından  konser başlar. Beethoven ve Motzart’a ilham vermiş Mehter müziği, ama  ordunun fethetmeye gittiği yerlerde yaşayanların yüreğine de korku salmış. Kış aylarında müzenin içinde verilen konser, yaz aylarında dışarıdadır, böylece bilet almanıza gerek olmadan müziğin zevkine varabilirsiniz.

Notre Dame de Sion
1850’lerde  ilk Fransız kız mektebi Harbiye ’de kurulmuş. Önceleri sadece Hıristiyan öğrencilerin kabul edildiği okula, bir dönem sonra Musevi öğrenciler de alınmaya başlanmış. 1863 yılında ise imparatorluğun önde gelenlerinin teklifine padişahın da sıcak bakmasıyla, okula Müslüman kızların kabul edilmiş. I. Dünya Savaşı sırasında kapanan okul, 1919’da yeniden açılmış. Okulun içindeki St. Espirit Kilisesi 1846 yılında İtalya doğumlu İsviçreli mimar Guiseppe Fossati tarafından yapılmış. Depremlerde yıkıldığı için 1865 yılında tadilat gören kilise bugün Notre Dame de Sion’un konser ve tiyatro salonu olarak kullanılıyor.

NASIL GİDİLİR?
Harbiye oldukça merkezi ulaşımı kolay bir yerde olduğu için seçeneğiniz çok; Yürüyebilirsiniz ya da Taksim’den metroya binip Osmanbey durağında inebilirsiniz ya da Beşiktaş’taki Deniz Müzesinin yanından dolmuşlara binebilirsiniz.

NE YAPILIR?
Harbiye’de, birçok bilinen müzik eğlence yeri var. Konser detaylarına www.biletix.com adresinden ya da Time Out İstanbul’dan ulaşabilirsiniz.

BİLGİ

“Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin. Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!”
  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

Mehteran Takımı

Osmanlı döneminde, yeniçerilerden oluşan ve ilk Osmanlı padişahları için çalan Mehter takımı (www.mehter.com) çok ünlüydü. Mehter takımı yeni zaptedilen yerlere, Osmanlının gönderdiği yeni yöneticilerinden önce giderler ve orada yaşayanlara müzikle Osmanlı’nın gücünü anlatırlardı. Ancak 1826’da yeniçerilerin devrilmesiyle gözden düştüler ve 1950’lerde sadece törenlerde çalmaya başladılar. Mehter takımının üyeleri yeşil ve kırmızı renklerin ağırlıklı olduğu bir üniforma giyerler ve kös, nekare, davul, zil, boru veya kaba zurna çalarlar. Çalınan en ilginç enstrüman ucunda küçük ziller olan sopa şeklindeki cevgendir. Mehter Takımı’nın her yıl 29 Mayıs’ta Belgradkapı’da İstanbul’un Fethi törenleri kapsamında verdiği konseri kaçırmamanızı öneririz.

Hasan Rıza

Askeri Müze, 1526 Mohaç Savaşı’nın da aralarında olduğu çok sayıda savaşı anlatan tabloya ev sahipliği yapıyor. Bu tabloların arasında en ilgi çekicilerinde biri de Hasan Rıza’nın (1857-1912) yaptığı ve 1529’da Viyana’da düzenlenen ilk Osmanlı suikastını canlandıran tablosudur. Üsküdar’da doğan sanatçı, önce Heybeliada Deniz Okulu’na gitmiş, daha sonra da 1877-78 yılında Osmanlı-Rus savaşına katılmış. Burada İtalyan sanatçılarla tanışan ve onlardan etkilenen Hasan Rıza, daha sonraları İtalya ve Mısır’da sanat eğitimi almış. Türkiye’ye dönüp Edirne yakınlarındaki Karaağaç’ta yaşamını sürdürdüğü dönemlerde eserler vermiş. İlk Balkan savaşı sırasında 1912’de, Edirne Hastanesi’nde çalışmış. Bulgarlar şehre girdiğinde eserlerini kurtarabilmak için evine dönmeye çalışırken öldürülmüş. Günümüze ulaşan eserlerinden bazıları Viyana Müzesinde sergilenmekte.

Yazıyı paylaş :