KALENDER VE TARABYA

KALENDER VE TARABYA

Yazıyı paylaş :

Terapi Merkezi
Eski Türk filmlerinin vazgeçilmezi olan Tarabya’ya gelirken rastlayacağınız Huber Köşkü’ne bir bakın. Detaylardaki zarafeti beyninize nakşedin. Tarabya ormanın, denizin ve tüm canlıların uyum içinde yaşaması için bahşedilmiş izlenimi verir. Yeşilin her tonunun maviyle cilveleştiği bu olağanüstü güzellikte, Tarabya Oteli’nin hantal yapısının gözünüzü rahatsız etmesine izin vermeyin, o yokmuş gibi davranın. 

Kalender’in isminin bir zamanlar burada var olduğu söylenen bir derviş tekkesinden geldiği söylenir. Bununla beraber, ismin Sultanahmet Camii’nin inşaat sorumlusu Kalender Çavuş’un XVII. yüzyılda burada yaptırdığı yazlık saraydan gelmiş olma ihtimali de yüksek. Bu yazlığın yerine XVIII. yüzyılda Kalender Kasrı yapılmış. Sultan III. Ahmed’in sadrazamı Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılan saray XIX. yüzyılda restore edilmiş ama günümüze sadece bahçe duvarları kalmış.

Huber Köşkü
Kalender’deki Art Nouveau tarzı Huber Köşkü ve harika bahçesi ismini XIX. yüzyıl sonlarında Osmanlı’ya silah satan Mauser ve Krupp firmasının temsilcisi olan Auguste Huber’den almış. Uzun yıllar Fransız Kız Okulu olarak kullanılan köşk, 1985’te Kenan Evren döneminde restore edildi ve Cumhurbaşkanlığı Yazlık Köşkü olarak kullanılıyor. Rivayete göre; III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie ve Sultan Abdülaziz arasında bir aşk yaşanmış ve Huber Köşkü bu yasak aşkı bilen imparatoriçenin nedimesine sus payı olarak verilmiş. Tüm ihtişamına rağmen, mimarı tam olarak bilinmiyor ancak ünlü İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından yapıldığı sanılıyor.

Tarabya’nın ismi hakkında rivayet çeşitli. Bizans zamanında Therapeia (Terapi Yeri) adının verilmesi bir zamanlar bu bölgede olan ama XIV. yüzyılda meydana gelen deprem nedeniyle ortadan kalkan şifalı sulara bağlanıyor. Kimileri ise V. yüzyılda Patrik Attikos’un buraya sağlıklı havası ve şifalı sularından ötürü Therapia adını uygun gördüğünü söylüyor. Kafaları daha da karıştıralım; Sultan II. Selim burada yediği balıktan çok memnun kalmış, Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’ya bir saray yaptırmış adını “Tarabiye(Keyif)” koymuş.

Tarabya’da bir zamanlar büyük bir Rum nüfusunun yaşadığının göstergesi olarak

Aya Paraskevi (Sümer Korusu’nun girişinde) ve Aya Konstantin kiliseleri ile kapanmış bir Rum İlkokulu var. İstiklal Caddesi üzerindeki tarihi Tokatlıyan Oteli’nin yazlığı 1954’te yanmış. Onun olduğu yere yapılan Grand Tarabya Oteli’ndeki restorasyon çalışmaları yıllardır devam ediyor.

Yazlık sefaretler
XVIII. yüzyılda elçiliklerin çoğu yaz sığınaklarını Büyükdere ve Tarabya civarında yaptırmışlar. Fener civarında yaşayan bazı Rumlar da burada yazlık ev edinmişler. İngiliz Konsolosluğu’nun yazlık köşkü 1911’de tamamen yanmış.

II. Abdülhamid’in çocukluğunu geçirdiği köşk Osmanlı donanmasının yeniden yapılanmasına katkılarından dolayı Kayzer II. Wilhelm’e hediye edilmiş. Şimdi ise Alman Konsolosluğu tarafından yazlık bina olarak kullanılıyor. Belçikalı mimar Cingria tarafından tasarlanan köşk, 1990 senesindeki restorasyonu sırasında orijinalliğini kaybetmiş. Bina büyük bir koru içinde yer alıyor. Korunun tepesinde 265 Alman askerinin mezarı ve onların anısına yapılmış bir anıt var. Kayıtlara göre II. Mahmud 1829’da burada kurulan askeri bir kampta kalmış ve Mareşal Helmut Von Moltke’den (1822-88) Osmanlı ordusunun yeniden yapılandırılması için yardım almış.

Tarabya’dan Kireçburnu’na giderken iki tane yazlık köşke rastlıyorsunuz. İtalyan Konsolosluğu’na ev sahipliği yapan ilk köşk, 1908 senesinde Raimondo D’Aronco tarafından yapılmış. Sultan II. Abdülhamid tarafından Karadağlı Prenses Elena’ya düğün hediyesi olarak verilmiş. Köşkteki restorasyon oldukça yavaş ilerliyor. Biz içine girdiğimizde üst katlarına çıkmak mümkün değildi.

Fransız Konsolosluğu yazlık binası Eflak Boğdan Voyvodası Fenerli Rum Prens Alexander İpsilanti’ye ait olan binadaymış.Voyvoda’nın ölümünden sonra tüm mal varlığına devlet el koymuş. Fransızlar, İngilizlerin İstanbul’a saldırmalarını engelleyince Sultan III. Selim binayı Napolyon Bonapart’a hediye etmiş. Bina maalesef 1913’te büyük ölçüde yanmış ve orijinal yapıdan sadece çok az bir kısım günümüze ulaşmış. Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü şimdilik burada bulunuyor.

Ural Ataman Klasik Araba Müzesi
63 parçalık nefis bir koleksiyona sahip bu küçük müze (Nuripaşa Caddesi, No. 81 Ferahevler Tel: 0212 299 45 39, www.atamanmuseum.com,) sadece cumartesi günleri açık . Erkek çocukları ve babaları için ideal bir mekan. Kıyıdan biraz içeride, Metin Oktay Spor Tesisleri’nin karşısında yer alıyor.

Kireçburnu
Adını, Fatih Sultan Mehmet’in Rumelihisarı’nı yaptırmak için kullandığı kireçleri temin ettiği yatakların burada olmasından ve biçim olarak burna benzemesinden alır. Ama en önemlisi, sahildeki yolculuğunuz devam ederken Karadeniz’in girişini ilk kez gözlerinizin önüne serdiği yer olmasıdır. Bir de Boğaz’ın girişindeki devasa elektrik direkleri ve telleri olmasa, manzara çok daha güzel olacak.

NASIL GİDİLİR?
Kabataş ve Beşiktaş’tan kalkan ve sahilden giden otobüslere binebileceğiniz gibi, 4. Levent metro durağından kalkan minibüslerden de yararlanabilirsiniz.

BİLGİ

“Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin. Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!”
  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…

Zehir

Antik çağlarda Tarabya’nın adı, “Zehirleyen” anlamına gelen “Pharmakeus” muş. Kıskanç bir büyücü olan ve aşığı Jason tarafından burada terkedilen Medea onu öldürmek için zehrini denize akıtmış. Diğer bir hikayeye göre ise; bir büyücü buradan geçmekte olan Argonatları öldürmek amacıyla içme suyunu zehirlemiş ama tanrıçalar Hera ve Athena suyu temizleyerek bu hain planı bozmuşlar.