TAKSİM MEYDANI VE GÜMÜŞSUYU

TAKSİM MEYDANI VE GÜMÜŞSUYU

Yazıyı paylaş :

Modern Türkiye’nin Kalbi
İstanbul’un kalbi; buluşma yeri; kültür, sanat, eğlence merkezi; 24 saat yaşam noktası; Türkiye mozaiği; hem tören hem protesto alanı… Herkesin kendine göre bir tanımı var Taksim Meydanı ’yla ilgili, herkesin farklı bir de anısı… Her çeşit kafe, bar, restoranın yürüme mesafesinde olduğu, yoğun ulaşım aksının kesiştiği meydanın başlangıcından Tünel’e nostaljik bir yolculuk imkanı sunar tramvay. Doğu tarafına doğru gittiğinizde ise Gümüşsuyu Caddesi Beşiktaş futbol sahasını da geçerek Dolmabahçe’ye ulaştırır sizi…

Taksim Meydanı
İngilizler için Trafalgar Meydanı ne ise, Türklerin hayatında da Taksim Meydanı aynı rolü oynuyor. 1928’de İtalyan heykeltraş Pietro Canonica tarafından yapılan heykel, sadece Kurtuluş Savaşı destanını değil, Cumhuriyet’in kuruluşunu da anlatıyor; anıtın bir yüzünde Mustafa Kemal ve askerleriyle Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyeti simgeleyen diğer tarafta ise sivil giyinmiş Atatürk, Fevzi Çakmak ve İnönü yer alıyor. Kurtuluş Savaşı’nda yapılan Rus yardımları hiçbir zaman unutulmamış; iki rus generali, Atatürk’ün emriyle, anıtın Cumhuriyeti anlatan yüzünde Atatürk’ün tam arkasında yer almışlar. İstanbul’un Cumhuriyete bağlılığının simgesi gibi görülen bu anıt halktan toplanan bağışlarla yapılmış. Zaman içinde, meydansızlıktan mıdır nedir, burası toplanma ve gösteri yapma yeri olarak kabul edilmeye başlanmış. Günümüzde hala insanlar sadece yeni yılı kutlamak için değil, protestoları için de burayı mekan seçerler. Kutlamalar neyse de, protestolar için nadiren ve polis eşliğinde olmak kaydıyla izin alabilirler.

Meydanın büyük bölümü inanılmaz yoğun bir trafiğin kesişme noktası bugün. En önemli otobüs terminallerinden biri The Marmara Oteli’nin tam karşısında. Anıtın doğu tarafında ise Atatürk Kültür Merkezi’nin yapılmasının üstünden bunca zaman geçmiş ama mimari yapısı üstündeki tartışma hala bitmemiş; kimileri tarafından beğenilir, kimileri tarafından beğenilmez. Zaman zaman yıkılıp yerine daha geleneksel, daha herkesin beğenebileceği güzelliğe sahip bir bina yapılması gündeme gelir. 1969 yılında açılan kültür merkezi, açılışının hemen sonrasında yanmış ve hayata ancak 1978 yılında dönebilmiş. Geleceği hakkında hala bir karara varılmadığı için ne yazık ki bugünlerde herhangi bir sanat olayına ev sahipliği yapamıyor.

Çok sayıda önemli cadde açılıyor Taksim’e. Bu caddeler arasında Cihangir’in ana caddesi olan Sıraselviler Caddesi, sadece yaya trafiğine açık İstiklal Caddesi ve Gümüşsuyu Caddesi sayılabilir.

Taksim Su Dağıtım Binaları (Maksem)
Cumhuriyet Anıtı’nın hemen karşısında yer alan uzun alçak taş bina bir zamanlar küçük altıgen bir yapıya borularla bağlanan su depolama üniteleriymiş Maksem. Tarihi 1723 yılına uzanan bina İstiklal Caddesi’nden yürümeye başladığınızda hemen sağınızda kalıyor.  Osmanlı döneminde suyun civar bölgelere dağıtıldığı bu binanın karşısındaki çeşmede ise Kuran’dan bir alıntı var; “Herşey sudan yaratıldı”. Dış yüzeyi kuşlara ev olarak hizmet veren minyatür binacıklarla dekore edilmiş ama bu evler o kadar minik ki, kuşların ya sıkışması ya da diyete girmesi gerekli.

Su biriktirme deposu, bugünlerde geçici sanat ve tarih sergileri için kullanılıyor. Halka açık sergileri gezerken binanın içini de görme şansınız da var.

Gümüşsuyu (İnönü) Caddesi
Taksim’den Dolmabahçe’ye inen yol üzerindeki İdris Ağa Çeşmesi ve bir zamanlar Askeri Hastane’nin yanında bulunan çeşmesine, yukardaki “gömüş” ten yani su haznesinden gelirmiş su. Zaman içinde “gömüşsuyu” dönüşmüş “gümüşsuyu” na.

Gümüşsuyu Caddesi, gerek yapılarıyla gerekse manzarasıyla İstanbul’un en seçkin caddelerinden biri. Taksim’in merkezindeki bu bulvar, yurt dışından gelen ziyaretçilerine  birazda Barselona’daki Rambla’yı hatırlatıyor. Caddenin Taksim’e bağlanan bölgesi Ayazpaşa adıyla anılıyor. Adını Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından biri olan Ayas Paşa’dan adını alan bölgeyi bir zamanlar Ayazpaşa Mezarlığı olarak düşünmek hayli zor. AKM’den başlayan mezarlık, tepeden aşağı Alman Konsolosluğu’na kadar uzanırmış. Bu yüzden “Grand Champs de Morts” (Büyük Mezarlık) olarak anılmış bir dönem. Buradaki köşklerden biri İtalyan Konsolosluğu’na verilmek istenmiş ancak İtalyanların ödemeyi yapamayacakları söyleyince, Sultan II. Abdülhamid burayı son Osmanlı sadrazamı Tevfik Paşa’ya (1845-1936) vermiş. 1991 yangınında harap olan binanın yerinde 1930’da bir otel açılmış.  Park Otel olarak Atatürk gibi misafirleri ağırlayan otel, 1978’de çok katlı bir otopark yapımı için yıkılmış.

Caddede aşağı doğru gitmeye devam etiğinizde, 1874 ve 1877 yılları arasında inşa edilen ve daha çok Avusturya mimari özellikleri taşıyan, görkemli Alman Konsolosluk binasına gelirsiniz. Konsolosluk II. Wilhelm’i Türkiye’ye yaptığı üç ziyarette de ağırlamış. Sabahın erken saatlerinde vize için oluşan uzun kuyrukları görmeye hazır olun.

Biraz aşağıda, caddenin aynı tarafında eskiden Japon Konsolosluğu’na ev sahipliği yapan gözalıcı bir ahşap bina görürsünüz. 1904 yılında Osmanlı Bankası müdürünün evi olarak inşa edilen bina, 1920’lerde Japon Konsolosluğu olmuş. Büyükelçiliğin 1937’de Ankara’ya taşınmasıyla da bina, konsolosluk ve yazlık ev haline gelmiş. Günümüzde konsolosluk 4. Levent’e taşınınca, bina boş kalmış.

Eski Japon Konsolosluğu’nun sadeliğine tezat bir bina, Gümüşsuyu Palas ya da orijinal adıyla Azaryan Apartmanı, ahşap konsolosluk binasının hemen yanında. Apartman İstanbul’un kesinlikle en şaşalı binalarından biri olan Art Nouveau ve barok karışımı apartmanın mimarı tam olarak bilinmiyor. Yolu geçtiğinizde karşınıza Gümüşsuyu Askeri Hastanesi gelecek. Hastaneye 1848’de Garabet Balyan’ın yaptığı son derece zarif görünüşlü bir bina ev sahipliği yapıyor. 1885’de bahçe ve yüzme havuzu ilave edilen hastane, 1978’de tekrar genişletilmiş.

Hastaneyi geçince kendiliğinden sola kıvrılan yol  Sarkis Balyan tarafından 1861-2 yıllarında eski bir ahşap binanın yerine yapılan Gümüşsuyu Barakaları’nın önünden geçer. 1876’da Sultan Abdülaziz’i tahttan indiren askerlerin merkezi olan binalar, Günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kampüsünün bir parçası.

Latife Hanım, 1925’de Atatürk’ten boşandıktan sonra Gümüşsuyu Caddesi’ndeki evlerinde yaşamaya devam etmiş.

Tepeden aşağı inmeyi sürdürdüğünüzde ise BJK İnönü Stadyumu’na ulaşırsınız. Stadyum, 1947 yılında Beşiktaş futbol takımı için yaptırılmış, ve futbol severler için birde küçük müze barındırıyor içinde. Asıl  önemlisi, seyircilerin futbol izlerken aynı zamanda iki kıtayı da seyredebildiği dünyadaki tek stadyum burası

NASIL GİDİLİR?
Taksim Meydanı ’na gelmek için tramvaya binip Kabataş’a ulaştıktan sonra meydana çıkan finükülere binebilir ya da Kapalıçarşı’nın önünden 61B no’lu otobüsle gelebilirsiniz.

NE YAPILIR?
Kendinizi siyaha ve beyaza boyayıp Beşiktaş Stadyumu’nda Beşiktaş’ın (www.besiktas.org) bir maçını izleyin.

Urbanitaş’ta (Tel : 0212 251 39 60) kitaplara bakın, ve hoş bir müzik, kahve, kek ve gazete keyfi içinse üst kata çıkın.

BİLGİ

“Yazılarımı farklı tarihlerdeki ziyaretlerimin ardından kaleme aldım. Kaçınılmaz olarak güncel birçok bilgi içeriyor ama güncel demek bugünün dünyasında hız ve değişimin eş anlamlısı. Bu nedenle yazılarımı referans alıp seyahat planı yaparken değişken bilgileri  (tarihi mekanları ziyaret, yemek ve konaklama önerileri, ulaşım bilgileri vs.) kontrol etmeyi unutmayın. Ve siz de benim gibi “bilgi paylaştıkça güzel” felsefesine inananlardansanız, yazıları zenginleştireceğini düşündüğünüz detayları iletin. Yolunuz açık olsun, gezgin ruhunuz hiç yaşlanmasın!”
  • İstanbul

    Onda yaşamak yerine onu yaşamak gereken 7 tepeli şehrin; semtlerinden müzelerine, tarihinden camilerine kadar bilinen ve bilinmeyen köşeleri…

  • Türkiye

    Binlerce yıllık kültür hazinesi, medeniyetler beşiği topraklarımızı keşfetmek için kuzeyden güneye, doğudan batıya adım adım yolculuk…

  • Avrupa

    Yılın her dönemi ziyaret edilen ışıltılı başkentler, dünya hazinelerini saklayan müzeler, zarafet ve estetiği buluşturan kültürlerden izler…

  • Amerika & Avustralya

    Her zaman merak uyandıran coğrafyalar ve mesafelere aldırmadan gitmek isteyeceğiniz şehirler…

  • Asya & Afrika

    Doğa harikalarından kültür miraslarına, şaşırtıcı geleneklerden mimari başyapıtlara kadar sayısız hazine…

  • Özel Dosyalar

    Özel günlere ilişkin öneriler, ilginç konulara ilişkin yazılar, farklı coğrafyaları bir araya getiren karma konular…